Cuma, Mart 25, 2011

Çakalini Rüyası

Bir haftasonu, 4 sofra, 1 yürüyüş, 1 kitap, 1 sürü tarif... Muhteşem manzara, 1 sürü şarap... Salyongozun gösterdiği yoldan ilerledik :)



Yazın bu havuza girmek, hiç bina görmeden bir manzaraya bakmak nefis olmaz mı???


Yemekler lezzet katmak için kurumayı bekleyen fıstıklar, kozalaklarında nefis poz vermemiş mi??




Ümit Yegül'ün kuş kondurduğu çerez tabağındaki kuş uçup gidecek diye korktum!


Peki bu kahvaltı sofrasına ne demeli ? 6 çeşit reçel, 10 çeşit peynir, 4 çeşit ekmek, miss gibi zeytinyağ...

...arka bahçedeki tavuklardan yumurta...

Veee tadına doyamadığımız, gerçekten orjinal mezelerin olduğu, benim kendimden geçtiğim akşam sofrası..



Devamı sonra...bir defada bu kadar ağız sulandırmaca yeter sanırım...

Pazar, Şubat 27, 2011

Pınar Hanım'In Lor peyniri

Bayılıyorum bu peynire ! Eskiden hic lor yeme alışkanlığım yoktu. Şimdi pazar sabahları, nane-kekik-kırmızıbiber-zeytinle; haftarası da ofise taşıdığım küçük bir kap-yanına bir dilim ekmekle...

Geçen pazar organik kayısı reçeli ile denedim, hayatım da bu kadar kolay bir cheescake yapmamıştım!!! Bir dilim ekmek, lor ve reçel ile :)


Pınar Hanım yaktın beni ! Gerçi diyetisyen bir arkadaşım çok sağlıklı, protein açısından zengin ve uygun kalorili buluyor. Kendisi de kaymak niyetine yiyormuş :) Salataya katınca da harika oluyor.

Mucize gibi birsey yani..Yine canim cekti - mutfak !

Perşembe, Şubat 17, 2011

Balkabakli Tel Kadayıf Dolması tarifi bilen var mı ?






Bu harika bir fikir, tel kadayıfı içinde balkabağı tatlısı ama ben evde beceremedim! Yani içi çok güzel oldu ama dışını böyle ince, çıtır ama yumuşak yapamadım! sırrını bilen var mı??

Şuanda nerede olmak isterdim ?
























Şimdi orada olmak vardı, öğlen saati bunları yiyip, rahat koltuklarda uzanmak.... Pek sağlıklı değil biliyorum ama arada bu kaçamaklar olmasa hayat çekilir mi??

Diyetisyen ve pilates hocası arkadaşlarım görmesinler bu resmi :)

Perşembe, Ocak 06, 2011

2011 Hoşgeldi

Romantik Yılbaşı sofrasından bir kare

Yılbaşı yemekleri klasik olsa da onları çok seviyorum! Ailemle, çocuklarla olmak, herkesin şişen midelerle, gülümseyen yüzlerini görmeyi çok seviyorum!

İnşallah uzun yıllar bu keyifli sofraların etrafında oluruz !

Menü ve tarifler az sonra !

Cumartesi, Mayıs 29, 2010

AH BI YAZABILSEM !



Neden artik blog yazamiyorum??

2 Cocuk + yogun bir is temposu + Istanbul ozlemini gidericem diye her bos animizda sokak sokak gezmeler...

Sanirim cevabi bu olsa gerek?


Yemek de cok daha az pisiriyorum ama gecenlerde arkadaslarima guzel bir balik sofrasi yapabildim. Bu resimler de oradan..


Menu oldukca zengindi...bu menuyu ikinci defadir yaptigim icin de daha rahattim, hemen hemen hepsini 3-4 saatte cikarabildim !

Menu soyleydi
* Lorlu muammarali renkli biberler
* Avakado, greyfurt, dereoutlu, karidesli enginar
* Terbiye soslu ahtapot salatasi
* Cevizli, sarimsakli, elma rendeli, portakal recelli kurutulmus domates salatasi
* Somonlu, terbiye soslu borulce salatasi
* Kavun icinde fistikli, domatesli peynir
* Narli-izgara hellimli-fistikli-kirmizi soganli roka salatasi

* Naco ve marul kayiklarinda kisir
* Baklava hamurunda kozlenmis patlican-kirmizi biber boregi
* Risotto
* Mantarli-sarapli balik kavurma




Bakalim bu yazi bir geriye donus olabilecek mi??

Bu menudeki yemeklerin cogunu Gokcen Adar`in Ilkbahar-Yaz ve Sonbahar-Kis kitabindan aldim. Tavisey ederim inanilmaz guzel tarifler var.

Salı, Haziran 16, 2009

SÖZÜMÜ GERİ ALDIM, MUHTEŞEM ŞEHİR İSTANBUL!


Aslında tam olarak sözümü geri aldım sayılmaz, hala temposuna ayak uydurmak imkansız olduğundan biraz hain olduğunu düşünüyorum!!

Ama Eminönünde geçirdiğimiz bir pazar günü bana ne kadar muhteşem bir şehirde yaşadığımızı hatırlattı. Mert Hamdi'nin balkonundan şehire bakarken, "Anne bu şehir ne kadar kalabalık, ne kadar çok insan yaşıyor ve ne çok taksi var !" dedi.



O pazar Eminönü'nde tüm klasikleri yaptık ! Vapura bindik, Yeni camii'de dua ettik, kuşlara 1 ton yem verdik ! Ben dua ederken, o da "Allahım ne derse onu kabul et" şeklinde süper bir yöntem geliştirdi, yeni jenerasyon böyle işte !

Mert hayatında ilk defa bu kadar güvercini birarada görmenin şaşkınlığı, "kışt-kışt" yapmayı öğrenmenin de keyfi içindeydi ! Kuşlar da bu kadar çok yem verdiğimiz için pek keyifli ancak sürekli kış-kışlandıkları içinse, "nerden çıktı bu turist ömer" diyor olabilirler tabii !

Bu arada Hamdi sanırım hayatımda gittiğim ennnn güzel lokanta ! Manzarası, servisi, yemekleri mükemmel. Mert'i kameraya kaydederken neredesin diye sordum, "fıstık lokantasındayım" dedi !! Haklıydı, fıstıklı kebaptan, fıstıklı dondurmaya ve tabii ki inanılmaz lezzetli baklavaya kadar herşeyde fıstık yiyince !


Oradan da mısır çarşısında geizinip, Malatya Pazarından kuruyemiş ve petek balı alıp, Kuru Kahveci Mehmet Efendinin dayanılmaz kahve kokusunu takip ederek, sıraya girip kahvemizi de aldık !

Son olarak vapurda bize çay, oğlanlara süt keyfi de yapınca, dört-dörtlük bir Eminönü gezmesi oldu!!

Çocukları olanlara şiddettle tavise ederim, çok nefis bir gün oluyor, hele de bizim gibi buralara biraz uzak kaldıysanız, İstanbul'un ne kadar muhteşem bir yer olduğunu bidaha-bidaha yaşıyorsunuz .
Umarım bir daha böyle uzun zaman ayrı kalmayız İstanbul !

Perşembe, Haziran 04, 2009

HAİN ŞEHİR İSTANBUL !!!!

Geldik, döndük ama nasıl bir yaşantıya girdik ben bile inanamıyorum!


Bırakın blogu, özel hayat namına ne kaldı bilemiyorum!


Ama istanbul böyle bir şehir işte, aynı kattaki arkadaşınla bile 2 kelime edemez, komşunun hatrını soramaz, sürekli geç kalmış, sürekli birilerini kırmış birşekilde yaşıyorsun!

Sonunda hepimiz mutlu muyuz, mutsuz mu bilemedim, bu kadar şikayetin arasında çıkaramıyorum!


Bir sürü süreçten geçtik, taşındık, iş değiştirdik, ev değiştirdik, Mert yeni okula başladı, 5 yaşında olduğu için gelecek yıl gideceği okulların mülakat (evet evet gerçekten mülakat, bu tecrübemi ayrıca anlatacağım çok kıymetli!!) ve kurralarına girdi, bakıcı abla değişti......aaaaaaaaaaaaa !!! Bunlardan biri bile yeter normal bir insanın bunalıma girmesine herhalde..


Fakat ne yapıyoruz ? Sağlık olsun diyor, derin bir nefes alıyor, 3 yıldır hasret kaldığımız güzel şehire bakıp, YAŞAMAK GÜZEL ŞEY diyoruz