Diyet Yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diyet Yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Kasım 09, 2007

Domatesli Kekikli Fırında Enginar


Biliyorum enginarın vakti değil...

Biliyorum yaz bitti domatesler de yaz domatesleri değil !

Ve yine biliyorum ki taze kekik bulmak da çok kolay olmayabilir !



Ama bu farklı güzel yemeği yapmak isterseniz, belki zamanında buzluğa attığınız enginarları kullanabilir, domatesleri benim gibi minik (cherry) domateslerden seçebilir ve kekiği de büyük süpermarketlerde satılan minik paketlerden alabilirsiniz. Şanslı olanlarınız belki yerel pazarlardan da hala buluyordur.




Bu tarifi ilk defa yeni evlendiğimde, sık sık misafir çağırarak ilk "kendi" mutfağımda yemek yaptığım günlerimde denemiştim. Jamie Oliver'ın kitabını elimden düşürmüyor ve herhaftasonu yeni bir tarif deniyordum. Yıllar sonra değişik sebze yemekleri arayışımda yeniden bu değişik enginar tarifini yaptığımda aldığım olumlu tepkiler bu yemeği "sık yapılanlar" listesine soktu.


Tarif Jamie Oliver'ın The Naked Chef kitabındandır.


Malzemeler:

  • 2 orta boy enginar
  • Zeytinyağ
  • (varsa) Deniz tuzu (yoksa bildiğiniz tuz!) ve taze çekilmiş karabiber
  • 1 avuç taze kekik
  • yarım limonun suyu
  • 2 diş sarımsak, ince doğranmış
  • 10 kırmızı ve 10 sarı minik (cherry) domates (ben hepsini kırmızı kullandım)
  • 1 avuç taze fesleğen yaprakları
  • isteğe göre kırmızı pul biber

Yapılışı:
  1. Önce enginarları dörde bölün ve biraz zeytinyağı ve tuz ile kapağı kapalı, kalın tabanlı bir tencerede 4-5 dakika pişirin
  2. Kapağı açın, 1 diş sarımsağı ve kekiğin yarısını ekleyin (kekiğin daha fazla aroması çıksın isterseniz parçalayıp ekleyin). Sarmısak yumuşayıncaya kadar pişirin.
  3. Limon suyunu ekleyin ve suyu azalana kadar biraz daha pişirin, tencereyi ateşten alın.
  4. Domateslerin dilerseniz kabuklarını soyun, ortasındaki sap yerini temizleyin (isterseniz sadece sap yerini temizleyin, kabuklu pişirin). Bir kaba koyun ve biraz zeytinyağ, fesleğenin yarısı, bir tutam tuz, karabiber ve pul biberi ekleyin. İyice karıştırın ve fırına dayanıklı bir kaba (örneğin borcama) bu domatesli karışımı koyun
  5. Enginarları ve 1 diş sarımsağı da domateslerin içine-etrafına yerleştirin (ben alta enginar, üste domates koydum, daha güzel görünüyor!)
  6. Üzerine kalan kekik ve fesleğeni, deniz tuzu ve karabiberden birer tutam daha ve bolca (ya da diyetteyseniz az-biraz!) zeytinyağ ekleyin
  7. 180 derecelik fırında 40 dakika kadar pişirin
Pişince domatesler yukardaki kadar albenili değil, aşağıdaki gibi görünüyor ama enginarı bu şekilde pişirerek konuklarınıza hoş bir süpriz olacağına emin olabilirsiniz!




Afiyet olsun!

Pazartesi, Ekim 01, 2007

YAŞASIN SALATALAR !



Salata çocukluğumdan beri en sevdiğim, en çok tükettiğim yemektir sanırım! Eskiden annem sofraya oturunca ilk önce salata yememi yasaklamaya kadar gitmişti. O kadar çok yiyordum ki hem sonra yemek yemeğe halim kalmıyordu hem de sofradakilere salata bırakmıyordum!


Her akşam mutlaka en az bir çeşit salatası olanbir evde büyüyünce, kendi evimde de aynı alışkanlık fazlası ile devam etti. Her çeşit yeşillik, sebze benim için salataya girebilir. En güzeli ise en sade ve kolay olanıdır, bol taze marul-dereotu-nane ve üzerine de bol limonlu, zeytinyağlı sos! Salatadaki tek nazım bol limonlu olması şartıdır yoksa tadını alamam bir türlü.

Son 3 haftadır misafirlerimiz vardı bu yüzden bloga yazı yazamadım ama bolca malzeme biriktirdim. Bu hafta sırayla yazacağım.


Yukardaki salatalar da misafirlere yapılanlardan örnekler.


Sol üst köşedeki bildiğiniz çoban salatası ama içinde fazladan reyhan, beyaz peynir ve biraz yağda kavrulmuş ayçekirdeği içi var.


Sol alt köşedeki ise GÖBELEK salatası, yani mantar salatası. Bunun içinde de mantar, bezelye, mısır, kırmızı biber, maydonoz, dereotu, salatalık turşusu var. Sosu limon ve zeytinyağından ibaret. Leziz bir birleşim olduğunu tahmin ediyorsunuzdur.


Sağ üst köşedeki ise yeni favorim! Fotoğraftaki salatam biraz parmesanda boğulmuş ve içindekiler çok belli olmuyor! Bu her yiyenin hayran kaldığı salata için semizotu, tuzda ovulmuş kırmızı soğan, ceviz, domates, sumak lazım. Sosu için de az limon, nar ekşisi ve zeytinyağ. Üzerine parmesan ya da eski kaşar rendeleyebilirsiniz.

Sağ alt köşedeki lahana salatası tarifini daha önce vermiştim, bu seferkini yine Leyla yapıp getirdi, harikaydı her zamanki gibi.


Bizde diyet devam ettiğinden akşamları bu salataları evirip-çevirip yiyoruz. Söz konusu misafirler olunca biraz daha süslü ve zeytinyağlı yapıyorum, kalori derdim olmuyor !


Kısacası, YAŞASIN SALATALAR !

Salı, Eylül 04, 2007

Etkinlik, diyet ve TONLU KÖZ KIRMIZI BİBER DOLMASI

Bu aralar evde yine rejim rüzgarları estiğinden ve bizim diyette akşamları sadece sebze ve salata olduğundan, harıl harıl değişik sebze yemekleri arıyorum! Daha önce de yazmıştım bu konuda ve birkaç önerim olmuştu meraklısına.

Eşime her akşam sadece sebze yedirince ve bu sebzeler de Bakü'de daha da kısıtlı olunca (enginar ve bamya yok mesela) geçen akşam bir değişiklik yaptım.

Bu leziz mezeyi, gördüğüm en güzel yerleden biri olan İspanya'nın Sevilla kentindeki Tapas (meze) barlarda yemiştim ve tadına hayran kalmıştım. Hem çok kolay hem de çok gösterişli!

Mezeler ve Aperatifler etkinliği vesilesi ile bu güzel mezeyi yapıp-yeme fırsatımız oldu.

Ton balıklı köz biber dolması

Malzemeler
  • 6 adet renkli biberler
  • 1 kutu yağsız ton balığı
  • 3 çorba kaşığı yoğurt (tercihen yağsız)
  • 1 tatlı kaşığı hardal
  • 1 avuç ince kıyılmış dereotu
  • dilerseniz çok ince kıyılmış turşu
  • 1 limonun suyu
Tarifi
  1. Biberleri fırının ızgarasında ya da ateşte közleyin ve kabuklarını sıcakken soyun
  2. Ton balığını ezerek, limon suyu, yoğurt, hardal, dereotu ve turşu ile karıştırın (rejim yapmıyorsanız ve tadını seviyorsanız light mayonez ile de karıştırabilirsiniz)
  3. Üzerine de seviyorsanız 1 kaşık balsamik sirke ve zeytinyağ ekleyerek daha da keskin bir lezzet elde edebilirsiniz

Cafe Gusto'dan Serpil'e bu güzel Etkinlikte kolaylıklar dilerim !

Cuma, Nisan 27, 2007

KLASİKLER...Ennn sevdiklerim birarada !


Türkiye'den uzakta olan herkesin hasretidir çay ve simit ! Sanırım her şehrin kendine has bir simit alışkanlığı vardır..Benim favorim Cadde'deki simitçiler (özellikle Şaşkınbakkal'daki, Kazım Kulan çarşısı önü) ya da semt pazarlarındakiler. Yukardaki güzeller ise Beyaz Fırın'da kahvaltı fantazisinin bir parçası !! Hem de çok sosyetik bir simit, hem yumurtalı hem de sucuklu....! Oradan koşarak kaçtım diyebilirim yoksa kendimi kaybedip bir sürü başka güzellerden alabilirdim ve her akşam evde karbonhidrat krizine girerdim!!

Aşağıdaki resim Erenköy'ün denize çıkan (Beyaz Fırından koşarak kaçtığım!!) sokaklarından biri..bu ağaçlıklı sakin sokaklara bayılıyorum, kimbilir bu apartmanlar olmadan önce nasıl bir doğa vardı buralarda..



Onun yerine özlemini duyduğum çok daha sağlıklı leziz sebzelere verdim kendimi ! Öncelikle Çarşamba günü hemen kendimi Bostancı pazarına attım. Orada resim çekemedim zira kendimi zor taşır haldeyim artık. Karnım önde ben arkada geziyoruz heryere!

Pazardaki nefis yeşilliklerin kokusuna dayanmak ne mümkün ! Bolca nane, dereotu, maydonozun yanı sıra tabii ki enginar, taze iç bakla, taze sarımsak, semizotu, gittikçe güzelleşen patlıcanlardan almadan çıkamadık !

Derken bu sabah nihayet kendimi, kendi evimin mutfağında, sebzelerin arasında kaybettim!! Belimin çok ağrıyacağını bile bile yemekler yaptım.



Tüm yemeklerin ana teması sarımsak olduğundan, yemeği sonunda eşimle midelerimiz ufak çaplı bir fesat durumu yaşadı !! Olsun, yine de bu sebze bayramı gerçekten her şeye değerdi.

Öncelikle patlıcanlar fırının ızgarasında közlenip, bol sarımsak ve zeytinyağ-yoğurt ile karıştırıldı ve ılık ılık sofraya geldi.


Geçen gün Yogurtland'in nefis taze iç baklalı, dereotlu bulgur pilavını yapmıştım, hemen dolaptan çıkıp, sebze dostlarının yanına yerleşti ! Bu tarifi denemenizi şiddetle tavsiye derim..gerçekten çok güzel bir yemek. Ben bu tarife de dayanamayarak sarımsak ekledim!!



Daha sonra önce iki ayrı salata olarak yapacakken "neden olmasın?" diyerek birleştirdiğim iki favorime sıra geldi : enginar ve deniz börülcesi !

Enginarların tarifi sevgili Tijen İnaltong'dan, bu üçüncü yapışım ve sanırım daha çook yapacağım! Kısaca bol tuzlu limonu suda haşlanan enginarlar, ılıkken limon-zeytinyağ ve sarımsak ile karışıtırılıyor. Üzerine bol dereotu ve Tijen Hanım'ın tercihi susamlar serpiştiriliyor. Her yiyen hayran kalıyor bu çok basit, sade ama nefis lezzete.

Deniz börülcesini pazarda görünce nasıl sevindim anlatamam! Beni hemen Ege'ye, tatillere, deniz kenarlarına götürdü. Ben de onu bizim eve götürdüm, kaynar suda 5 dakika haşladım, çıkarıp soğuk suda süzdüm, saplarından tutarak, kolaycacık yeşil kısmını ayırdım. Sonra da muhteşem üçlü olan limon-zeytinyağ-sarımsak ile karıştırdım..Baktım ki aynı üçlü enginarda da var, üstelik de enginar ve börülce birbirlerine uzaktan birbirlerine göz kırpıyor..e hadi dedim o zaman, sizi evlendirelim, tabaktan da tasarruf edelim! Sonuç gayet lezzetli bir salata oldu.

Ve her zaman favorim olan semizotu salatası. Benim sevdiğim usulde, rendelenmiş salatalık, bol dereotu ve taze nane de var. Sarımsaklı süzme yoğurt ve zeytinyağ ile de karışınca...işte klasik ve leziz bir salata!


Bu yemeğin üzerine bizi ancak buzzz gibi bir karpuz sakinleştirebilirdi ve o zaman da tam bir yaz sofrası olacaktı. Hava da sıcak ve güneşli, birden yaz geldi sandım ama..karpuzumuzun olmayışı hala baharda olduğumuzu hatırlattı!

Ben de yemeğin üzerine yaklaşık bir 10 bardak su içtim, nasıl uyuyacağım ise belirsiz !

Olsun ben hasret gidermeye ısrarla devam etmeye niyetliyim!

Herkese tekrar İstanbul'dan sevgiler...

Salı, Şubat 27, 2007

Aynı yemek, farklı sunuş !

Diyet yemekleri hakkında yazdığım üzere, her akşam sadece sebze ve salata hazırlamak, kolay ama aynı zamanda zor bir iş! 2 gecede bir brokoli-karnıbahar haşlaması (ne kadar soslarsan sosla, sonunda brokoli, brokolidir!) ya da ıspanak (ne kadar seversen sev) yapınca, rejimdeki 2.ayda fenalık getirebiliyor !

Çare olarak, en azından sunumda bir fark yaratabilir miyim diye düşünürken, gördüğüm bir tariften esinlenerek, gayet vejeteryan 2 çeşit dolma hazırladım!

Soğan dolması diye internete girerseniz, bolca pirinçli ya da kıymalı-pirinçli klasik dolma tarifleri bulabilirsiniz. Domates ise genelde yine kıymalı içi ile yaygın kullanılır.

Amaaa bu dolmalar sebzesever ! Soğana mantarları sakladık, domatese de ıspanakları ! Süpriiiz !

Malzemeler:

  • 6 adet domates doldurmak için irice
  • 6 adet soğan doldurmak için irice
  • 1 kilo ıspanak, çok iyi yıkanmış ve kurulanmış
  • Yarım paket mantar, temizlenip küp küp doğranmış
  • 4 orta boy soğan
  • 2 tatlı kaşığı biber salçası
  • 2 diş sarımsak
  • 6 adet konserve soyulmuş domates
  • 50g light kaşar ya da dil peyniri
  • Köri, karabiber, tuz, kırmızı biber
  • Zeytinyağ

Tarifi:

  1. Domates dolması için, önce 2 adet soğanı ince ince doğrayıp, 1 kaşık zeytinyağda çevirin, pembeleşince ezilmiş 1 diş sarımsak ekleyin
  2. Daha sonra 1 tatlı kaşığı biber salçası ekleyip, 1-2dak daha çevirin, üzerine ince doğranmış 3 adet domatesi de ekleyin, 2-3 dakika daha çevirin
  3. Üzerine, ince doğradığınız ıspanakları ekleyin, damak tadınıza göre pul kırmızı biber, tuz ve karabiber ile tatlandırın
  4. Ispanaklar pişene kadar, suyunu kontrol ederek (domatesin suyu yetmeli ama yetmezse çok azar azar sıcak su ekleyebilirsiniz, yemek sulu olmamalı) pişirin
  5. Bu esnada içlerini dolduracağınız domatesleri de yıkayıp-kurutarak, tepelerini kesip, içini oyun.
  6. Domates dolması için de, yine önce 2 adet soğanı ince ince doğrayıp, 1 kaşık zeytinyağda çevirin, pembeleşince ezilmiş 1 diş sarımsak ekleyin
  7. Daha sonra 1 tatlı kaşığı biber salçası ekleyip, 1-2dak daha çevirin, üzerine ince doğranmış 3 adet domatesi de ekleyin, 2-3 dakika daha çevirin
  8. Üzerine mantarları ekleyin, damak tadınıza göre kırmızı biber, tuz ve karabiber ile tatlandırın, 1 çay kaşığı kadar köri ilave edin
  9. Mantarlar pişerken, 6 adet irice soğanı soyup, tepelerini ve altlarını az miktarda düzleştirip, tuzlu kaynar suda 20dak kadar haşlayın. Soğanların ortasını arada ince, keskin bir bıçakla yumuşaklığını kontrol edin. Soğanlar dağılmayacak kadar sert ama ortaları çıkacak kadarsa yumuşak olmalı!
  10. Bu kıvama gelen soğanları sudan alarak biraz soğumasını bekleyin. Parmağınızla alttan iç bölümlerini itin, dışında yaklaşık 3 kat kabuk kalsın.
  11. Soğanın en altı delik kaldıysa, çıkardığınız kabuklardan birini içine, tam deliğin üstüne tekrar yerleştirin, deliği kapatın
  12. Soğanların içine mantarlı içten, domateslerin içine de ıspanaklı içten doldurun
  13. Hepsini bir fırın kabına yerleştirerek, herbirinin üzerine kaşar peynirini rendeleyin (onun da üstüne kırmızı pul yada toz biber serpebilirisiniz)
  14. 200derecelik fırında, kaşar peynirler kızarana kadar pişirin (yaklaşık 30dak)

Biraz uzun bir tarif oldu sanırım! Ama sonuç değiyor ! Hem lezzetli, hem hafif, hem de şık görünümlü bir yemek oluyor.

Afiyet olsun!

Pazar, Şubat 25, 2007

Bana yardım edin, diyet yemekleri bulalım!



Bugün iştahınızı çok kabartmayacağım, tam tersi size kilo vermek için yardımcı olacağım!!!! Hiç bana yakışmıyor gibi görünse de, beni eskiden tanıyanlar, yemeğe ne kadar düşkünsem, rejime de o kadar düşkün olduğumu bilirler ! Aslında ikisi birbirine çok bağlı değil mi zaten?

Bu aralar evde herkes rejimde. Bense hamile olduğumdan, dikkat etmeye çalışıyorum. Dolayısı ile evde salata ve sebze üzerine kurulu bir yaşam hakim ! Ancak onun da bir sınırı var di mi? Babam "onun sapı-bunu kökü pişiyor sizde hep" diyordu, hala aynı durumdayız!! Ben internette epeyce bakındım ama diyet yemekleri adı altında çok kısıtlı bilgi var.

Tabii en iyi çözüm, sevdiğimiz yemekleri, diyet bir şekilde pişirmek. Ama kış geldiğinde ve hele de Bakü'deyseniz yine alternatifleriniz kısıtlı. Örneğin burada benim çok sevdiğim kereviz yok ! Halbuki kışın bayıltana kadar kereviz pişerdi bizim evde!

Buarada, evdekilerin uyguladığı rejimde, et günde 1 porsiyon veriliyor, onun da öğlen yenilmesi tercih ediliyor. Bu da işimi çok zorlaştırıyor çünkü etsiz yemek seçenekleri gerçekten sınırlı (vejeteryanlar nasıl yaşıyor allahım?)..

Aslında vejetaryen demişken, Tijen İnaltong'un kitapları bu konuda çok faydalı, size ordan da ara-sıra tarifler önereceğim, çok lezzetli ve orjinal sebze yemekleri öneriyor . Ancak tam olarak hepsi diyete ya da herkesin damak zevkine uymayabiliyor ve malzemelerin her zaman elinizin altında olması konusu da başka bir durum.

Bu arada başka bir engel de, yemeklerde pirinç, mısır, patates, havuç gibi zenginleştirici malzemeleri de kullanamıyoruz. Bu da Montignac amcamızın bize hediyesi ! Meşhur glisemik index teorisi sayesinde bu malzemeleri mümkün olduğunca az tüketiyoruz.


Sofraların vazgeçilmezi çorba ise, yine yağa ve diğer malzemelere dikkat edilerek, ekmek yerine geçebiliyor (Size yakında borç tarifi de vereceğim, Lale nefis yapıyor).

Şimdi, lafı dah fazla uzatmadan benim en sık pişirdiğim sebze yemeklerine gelelim:
1. Brokoli-Karnıbahar haşlaması: Buharda pişirme makinasında 20-25dakikada pişen sebzelere, 1 tatlı kaşığı zeytinyağ, 1 diş sarımsak, yarım limonun suyu, biraz tuz ve nane ekleyince, bu sebzeler dayanılır bir hal alabiliyor !! Bazen bu karışıma pırasa da ekliyorum.

2.Brokoli-Karnıbahar diyet graten : Haşlamayı yaptıktan
sonra, bir kenarda hazırladığım, 2 yumurta, 2 kaşık tam buğday unu, biraz tuz-karabiber-kırmızıbiber, 1bardak süt ve biraz light dil peyniri rendeliyorum. Yukardaki ve yandaki resim, brokoli-kabak-dereotu versiyonu. Fırında üzeri kızarana kadar tutuyorum. Tabii bu seçenek ilkinden daha kalorili, dolayısı ile bunu çok sık yapmıyorum.

3. Hafif Ispanak ! Bunda da bolca soğan (1 kiloya 2 adet bana göre bol!), 2 diş sarımsak, bol domates (tabii bu mevsimde konserve), 1 kaşık da bizim nefis salçadan ve sadece 1 çorba kaşığı zeytinyağ ekliyorum. Bu gerçekten lezzetli oluyor ve diyet olduğu hiç hissedilmiyor ! Aynı tarifi pazı ile yapabilirisiniz.

4. Hafif Kabak ! Aynı karışıma sadece kabak ekliyorum. Pişince de taze ve kuru nane ekliyorum. Kabakları minik minik küpler halinde doğruyorum. Aynı tarifi, severseniz etsiz olarak lahana ile de yapabilirsiniz. Eğer mevsim yazsa ya da canınız çok çekti de sera olmasına aldırmazsanız, o zaman hadi bir de patlıcanla yapın aynı yemeği..


5. Mantar Sote: Aynı baza (soğan-sarmısak-salça-domates) bir de mantar ekleyebilirsiniz. Buna köri çok yakışıyor tabii.

Standart Türk mutfağı, yukardaki tüm kısıtlamaları gözününe alınca (et yok, pirinç yok, patates-havuç yok, yağ çok az, vs vs), mevsim de kış olunca, biraz tıkanmaya başlıyor. Baklagiller ise et kategorisinden sayıldığından, yukardakilere alternatif olamıyor (yani diyet yaparken).


Şimdi bunlara çeşni, değişik tarifler sizde var mı? Ben araştırmaya devam edeceğim, sizden gelecek önerileri de severek eklerim..

Hayırlı rejimler !

Elmalı Lahana Salatası (Leyla'dan!)


Leyla sayesinde bu çok sevdiğim salatanın tarifini de almış oldum..Bir kaç uyarlama ile çeşitlendirebileceğiniz bu salata rejime bile uygun!

Malzemeler:
  • Bir salata kasesinin yarısını dolduracak kadar, ince doğranmış beyaz lahana
  • 1 küçük havuç
  • 4-5 sap yeşil soğan
  • 1 avuç kuru üzüm (isteğe bağlı)
  • Yarım ekşi yeşil elma
  • 1 avuç ceviz (isteğe ve kilo durmunuza bağlı:)
  • Sosu için : 1 bardak yoğurt, 1 kaşık normal, 1 kaşık balsamik sirke, 2 kaşık zeytinyağ, tuz ve severseniz yarım çay kaşığı köri

Tarifi:

  1. İnce doğranmış lahanaları bir kaseye koyun
  2. Üzerine havucu rendeleyin
  3. Yeşil soğanları ince ince doğrayın
  4. Elmanın kabuklarını soyup, küp-küp doğrayın
  5. Dilerseniz kuru üzümü ve cevizi ilave edin
  6. Sosu için gerekli tüm malzemeleri karıştırın (ben rondoda çırpıyorum ki krema kıvamında olsun). Bu sosa 1 tatlı kaşığı hardal da çok yakışıyor.
  7. Tüm malzemeleri sosla iyice karışıtın..

Bu salatayı haşlanmış yada ızgara tavukla da yapabilirsiniz. Siz Türkiye'de yaşayan şanslı insanlar, lahana yerine kerevizli (çiğden ince rendelenmiş) versiyonunu da yapabilirsiniz. Biz Bakü'de sadece kerevizin sapı ile yetiniyoruz (adamlar kökünün içerde kalması gerektiğini düşünüyor iyi mi!). O zaman içine 1 diş de sarımsak eklersiniz..offf çok canım çekti, hamile bir kadına yapılır mı bu? Utanmasam kargo ile kereviz isteyeceğim :)

Leyla'ya tekrar teşekkürler..

Afiyet olsun!