Cuma, Nisan 27, 2007

KLASİKLER...Ennn sevdiklerim birarada !


Türkiye'den uzakta olan herkesin hasretidir çay ve simit ! Sanırım her şehrin kendine has bir simit alışkanlığı vardır..Benim favorim Cadde'deki simitçiler (özellikle Şaşkınbakkal'daki, Kazım Kulan çarşısı önü) ya da semt pazarlarındakiler. Yukardaki güzeller ise Beyaz Fırın'da kahvaltı fantazisinin bir parçası !! Hem de çok sosyetik bir simit, hem yumurtalı hem de sucuklu....! Oradan koşarak kaçtım diyebilirim yoksa kendimi kaybedip bir sürü başka güzellerden alabilirdim ve her akşam evde karbonhidrat krizine girerdim!!

Aşağıdaki resim Erenköy'ün denize çıkan (Beyaz Fırından koşarak kaçtığım!!) sokaklarından biri..bu ağaçlıklı sakin sokaklara bayılıyorum, kimbilir bu apartmanlar olmadan önce nasıl bir doğa vardı buralarda..



Onun yerine özlemini duyduğum çok daha sağlıklı leziz sebzelere verdim kendimi ! Öncelikle Çarşamba günü hemen kendimi Bostancı pazarına attım. Orada resim çekemedim zira kendimi zor taşır haldeyim artık. Karnım önde ben arkada geziyoruz heryere!

Pazardaki nefis yeşilliklerin kokusuna dayanmak ne mümkün ! Bolca nane, dereotu, maydonozun yanı sıra tabii ki enginar, taze iç bakla, taze sarımsak, semizotu, gittikçe güzelleşen patlıcanlardan almadan çıkamadık !

Derken bu sabah nihayet kendimi, kendi evimin mutfağında, sebzelerin arasında kaybettim!! Belimin çok ağrıyacağını bile bile yemekler yaptım.



Tüm yemeklerin ana teması sarımsak olduğundan, yemeği sonunda eşimle midelerimiz ufak çaplı bir fesat durumu yaşadı !! Olsun, yine de bu sebze bayramı gerçekten her şeye değerdi.

Öncelikle patlıcanlar fırının ızgarasında közlenip, bol sarımsak ve zeytinyağ-yoğurt ile karıştırıldı ve ılık ılık sofraya geldi.


Geçen gün Yogurtland'in nefis taze iç baklalı, dereotlu bulgur pilavını yapmıştım, hemen dolaptan çıkıp, sebze dostlarının yanına yerleşti ! Bu tarifi denemenizi şiddetle tavsiye derim..gerçekten çok güzel bir yemek. Ben bu tarife de dayanamayarak sarımsak ekledim!!



Daha sonra önce iki ayrı salata olarak yapacakken "neden olmasın?" diyerek birleştirdiğim iki favorime sıra geldi : enginar ve deniz börülcesi !

Enginarların tarifi sevgili Tijen İnaltong'dan, bu üçüncü yapışım ve sanırım daha çook yapacağım! Kısaca bol tuzlu limonu suda haşlanan enginarlar, ılıkken limon-zeytinyağ ve sarımsak ile karışıtırılıyor. Üzerine bol dereotu ve Tijen Hanım'ın tercihi susamlar serpiştiriliyor. Her yiyen hayran kalıyor bu çok basit, sade ama nefis lezzete.

Deniz börülcesini pazarda görünce nasıl sevindim anlatamam! Beni hemen Ege'ye, tatillere, deniz kenarlarına götürdü. Ben de onu bizim eve götürdüm, kaynar suda 5 dakika haşladım, çıkarıp soğuk suda süzdüm, saplarından tutarak, kolaycacık yeşil kısmını ayırdım. Sonra da muhteşem üçlü olan limon-zeytinyağ-sarımsak ile karıştırdım..Baktım ki aynı üçlü enginarda da var, üstelik de enginar ve börülce birbirlerine uzaktan birbirlerine göz kırpıyor..e hadi dedim o zaman, sizi evlendirelim, tabaktan da tasarruf edelim! Sonuç gayet lezzetli bir salata oldu.

Ve her zaman favorim olan semizotu salatası. Benim sevdiğim usulde, rendelenmiş salatalık, bol dereotu ve taze nane de var. Sarımsaklı süzme yoğurt ve zeytinyağ ile de karışınca...işte klasik ve leziz bir salata!


Bu yemeğin üzerine bizi ancak buzzz gibi bir karpuz sakinleştirebilirdi ve o zaman da tam bir yaz sofrası olacaktı. Hava da sıcak ve güneşli, birden yaz geldi sandım ama..karpuzumuzun olmayışı hala baharda olduğumuzu hatırlattı!

Ben de yemeğin üzerine yaklaşık bir 10 bardak su içtim, nasıl uyuyacağım ise belirsiz !

Olsun ben hasret gidermeye ısrarla devam etmeye niyetliyim!

Herkese tekrar İstanbul'dan sevgiler...

13 yorum:

serinmavi dedi ki...

Ne güzel anlatmışsın canım :)İstanbul'u yaşamak böyle birşey işte ...Hoşgeldin...

Selamlar...

aslı dedi ki...

Ceylan'cım ne kadar güzel anlatmışsın ,Yaptıklarında bibirinden güzel amaaaaa Simit ve çay kısmına kesinlikle katılıyorum insan karnı tok olsa dayanamıyor değil mi? Canım çok sevgiler....

SelServis dedi ki...

Ne kadar güzel resimler bende gitmek istiyorum İstanbuluma :( Neyse en geç 2 hafta içinde bende oralarda olacağım. Sana iyi gezmeler dilerim. Sevgiler..

Tuba dedi ki...

Ceylan'cigim, benim mekanlarimi anlatmana bayildim. Sanki oradaymisim gibi ben de dolastim, cicekleri kokladim, sokaklarinda gezindim. Kayinvalidemler Erenkoyundedir, o yuzden cok tanidik geldi oralar. Sen ne kadar kalacaksin? Ben de senin listeni yenilemeni merakla takip ediyorum, cunku o listeyi yazdirip, oyle gelecegim de:)) sevgilerle,

Gülay Emel dedi ki...

Ceylancım öyle güzel anlatıyorsunki, sanki oralara gitmiş kadar oluyoruz...İnsanın okudukça içi açılıyor...Bunları bizimle paylaştığın için çok teşekkürler...Sevgiler

tugce:-) dedi ki...

çok iyi yapmışsınız:) ben de bir sebze severim, hele bu tariflerdeki gibi olursa, hele bu sebzeler olursa... insan tutamıyor kendini,bilirim:)afiyet olsun ve ellerinize sağlık:)

daimamutfak dedi ki...

Ceylan'cığım Bakıyorumda istanbulu dere tepe dolaşıyorsun.zlem ancak böyle giderilir değilmi ama.Doğumda yaklaştı galiba.Türkiyeye gelince int'e artık girmezsin zamanın olmaz diye düşünmüştüm yanılmışım.Daha bir yazar olmuşsun.İstanbulda olunca insan şair olur derlerya haklılarmı ne?.Güzel tarifler var.ellerine sağlık.beni ihmal ettiğini düşünüyorum.sağlıkla kal.neriman

Nukhet dedi ki...

Ah Ceylan
Gidemedigim Istanbulumun goremedigim, tadamadigim guzelleiklerini burada gordukce icim buruluyor. Sen tadini cikar ben de gelmeye calisayim. Sevgiler

pelin dedi ki...

yazını okuyunca istabula gidesim geldi.sebze tariflerinde çok güzel .yarın ilk işim pazara gidip semizoyu ve enginar almak ve bu tarifleri denemek ...

Müge dedi ki...

Sevgili ceylan,
seni ilk kez Devletşahta ki Mert'in doğum günü menusu ile tanıdım, benden sonra ikinci menu seninki idi ve yorum yazıp beğenilerimi orada da iletmiştim.Kendi blogunu da zaman zaman ziyaret ediyorum, özellikle istanbula döndükten sonraki yazıların harika.Sadece yemek tarifleri değil araya sıcacık sohbetler sıkıştırıyorsun.Çok beğeniyorum.Doğma büyüme İstanbullu olduğum halde, İstanbulu senden dinlemek çok keyifli
Sevgiler

daimamutfak dedi ki...

Ceylan epeydir yazmıyorsun.Meraktayım.İnşallah iyi haberlerini alırım.Allah tez kurtarsın diyorum.Sevgilerimi yolluyorum.Anneler gününüde ayrıca kutlarım..

Minik Patikler dedi ki...

:) ben bu yakaya tasinali 2 yil dolmadan cok cok alistim, hatta ailem tam ters istikamette oturmasina ragmen nasil tekrar karsiya tasinirim diye dusunemiyorum bile. Bagdat Caddesi'ni ben de coooook cok cok seviyorum.

Ceylan dedi ki...

Bayanlar !
Vakitsizlik fena birşeymiş! Ne yorumlara cevap yetiştirebiliyorum ne de istediğim kadar yazı yazabiliyorum !
Güzel mesajlarınız ve de temennileriniz için çok teşekkürler. Buaralar bu pozitif enerjiye ve de iyi dileklere, dualara çok ihtiyacım var !
Hepinize çok çok sevgi ve selamlarımı yolluyorum! İstanbul'dan uzak olanlara da ayrıca sevgiler ve vakit sayanlara da sabırlar ! Ne demek olduğunu ben de yeni öğrendim!!